SOS: Kırmızı Alarm programında da anlatıldığı gibi, acil durum gemi kurtarma dünyanın en zor işlerinden biridir.
Süpertankerler, boyutları ve taşıdıkları yüksek derecede zehirli kargoları ile denizler için büyük bir tehlike oluşturabilirler. Bu tankerlerin kazalara karışması, çevre açısından büyük bir zarara neden olabilir ve basında geniş bir yer tutar. Yakın gelecekte Britanya Adaları yakınında meydana gelen en kötü beş tanker faciasını inceleyeceğiz.
Amoco Cadiz
Mart 1978
Britanya Adaları'na yakın bir yerde gerçekleşen en kötü petrol tankeri facialarından birine Amoco Cadiz isimli süper tanker neden olmuştur. 1978 yılı Mart ayında Basra Körfezi'nden yola çıkarak Le Havre'ya gitmekte olan Amoco Cadiz, kötü hava nedeniyle Fransa kıyılarından birinde karaya oturmuştur.
Kazanın çevre üzerindeki etkisi yıkıcı olmuştur.
Geminin kargosu ve taşıdığı petrolü kurtarma çabaları, fırtınanın Amoco Cadiz'i ikiye ayırması sonucu boşa gitti. İkiye ayrılan geminin taşıdığı petrol, Brittany sahilinde Atlantik Okyanusu'na boşalmıştır. Geminin karayla bağlantının olmadığı bir konumda bulunması ve dalgaların yoğun olması nedeniyle, olayın gerçekleşmesinden sonraki ilk iki hafta boyunca temizleme çabaları etkili bir şekilde gerçekleştirilmemiştir.
220,000 ton petrol (gemide bulunan 1.619.048 adet varil) denize dökülmüş ve 30 km genişliğinde, 130 km uzunluğunda bir alanı kaplayan bir petrol sızıntısına neden olmuştur. Bu sızıntı, 320 km uzunluğunda kıyı şeridini kirletmiştir. Petrol sızıntısını önleme görevinden 30'dan fazla gemi görev aldı. Bu gemiler arasında, Kraliyet Donanması'nın römorkörleri ve mekanik küreklere sahip Hollanda bandıralı bir gemi de bulunuyordu.
Temizleme operasyonu sonucunda 100,000 ton su ve petrol karışımı toplanmış olsa da, rafineri tesisinde yapılan işlemler sonucu bu sıvının yalnızca 20,000 tondan az kısmı petrol olarak ayrıştırılmıştır. Petrol sızıntısı sonucu, 300,000 adet deniz kuşu ölmüş veya zarar görmüştür.
Torrey Canyon
Mart 1967: Süper tanker Torrey Canyon, Cornwall, Land's End'de kaza yaptı
1967 yılı Mayıs ayında, Torrey Canyon isimli süpertanker Pollard's Rock'a çarptı ve 120 bin ton petrol Cornwall yakınındaki denize döküldü. Petrol sızıntısını ve çevre üzerindeki etkisini azaltmak için, çaresiz kurtarma ekipleri denizin üzerindeki ham petrolü yakmak için napalm ve benzin kullandılar. Geminin yaklaşık 860,000 varil petrolden oluşan kargosunun bir kısmı denize döküldü, geriye kalan kısmı ise on iki gün içerisinde yakılarak yok edildi.
Kurtarma ekipleri gemiyi kurtarmak adına büyük çaba harcasalar da, gemiyi kayadan uzak bir yere yüzdürme çabaları boşa çıktı. Hollanda kurtarma ekibinin bir üyesi, yapılan çalışmalar sırasında hayatını kaybetti. Okyanusa daha fazla petrolün dökülmesini önlemek için, RAF ekibi en son çare olarak gemiyi bombalayarak, geri kalan petrolün yanmasını sağladı.
Cornwall sahillerinde 190 mil, Fransız sahillerinde ise 80 kilometre uzunluğunda bir alanın sızıntı nedeniyle kirlendiği ve 15,000'den fazla deniz kuşunun ve deniz hayvanın öldüğü tahmin edilmektedir. Geminin kayıtlı olduğu Liberya'da kazanın nedeni ile ilgili olarak yapılan soruşturmada, kazanın sorumluluğunun Milford Haven'a (Batı Galler, Pembrokeshire) gitmek için 'kestirme bir yol' kullanmak isteyen kaptana ait olduğu belirlenmiştir.
Ocak 1993: Braer, İskoçya, Shetlan'da karaya oturdu.
1993 yılı Ocak ayında Norveç'ten Kanada'ya gitmekte olan Liberya bandıralı, Braer isimli süper tanker Shetland Adaları yakınında kasırga rüzgârlarına maruz kaldı ve karaya oturdu. Tüm mürettebatın kurtarma helikopteri ile tahliye edildiği kaza da, 85,000 ton ham petrol denize döküldü. Kuzey Denizi'nde Ocak ayında kötü koşulların hüküm sürüyor olması, temizleme operasyonlarının gemiye ve kaza yerine erişilmesini engelleyen bir ay süren bir fırtınadan dolayı kötü şekilde etkilenmesine neden olmuştur. Kötü hava koşulları olumlu bir etki de yaratarak, kaza nedeniyle gerçekleşen büyük petrol sızıntısını dağılmasına neden oldu. Yine de, 6,500'den fazla deniz kuşu kaza nedeniyle petrole bulandığı tahmin edilmektedir.
Şubat 1996: Sea Empress, Batı Galler, Milford Haven'da karaya oturdu
1996 yılı Şubat ayında Milford Haven'da (Batı Galler, Pembrokeshire) bulunan Texaco Rafinerisi'ne gitmekte olan Sea Empress, limanın girişinde karaya oturdu. Kaza sonucu meydana gelen petrol sızıntısı (72,000 ton miktarında), çevresel açıdan hassas olan bölgede büyük bir çevre felaketine neden olmuştur.
Vahşi yaşamı ile bilinen Pembrokeshire sahili, Britanya'da ulusal park statüsüne sahip olan tek kıyı alanıdır. 3,500'ünün üzerinde deniz kuşu kıyıya vurmuş, bir o kadarı da petrole bulanmıştır. Sızıntı 200 km uzunluğundaki kıyı şeridine yayılmış ve temizlenmesi için 60 milyon Sterlin harcama yapılmıştır. Yerel haktan gönüllüler de temizleme çabalarına katılmışlardır. Sea Empress için yürütülen kurtarma operasyonu hava koşullarından etkilenmiş ve gemi yeniden yüzdürülmeden önce tam üç kez karaya oturmuştur. Kaza nedeniyle Sea Empress'in taşıdığı petrolün yarısı kaybedilmiştir.
Aralık 1999: Erika, Biscay Körfezi'nde batıyor.
1999 yılı Aralık ayında, İtalya'dan yola çıkarak kuzey Fransa limanlarından Dunkirk'e gitmekte olan Erika, 100 km hızında esen rüzgârlar ve 6 metre boyundaki dalgalarla karşı karşıya kalmıştır. 180 m (590 ft) uzunluğundaki petrol tankeri, Brittany sahilinin güneyinde ikiye ayrılmıştır. 26 kişiden oluşan Hintli mürettebat için gerçekleştirilen kurtarma operasyonunda, Fransız Donanması'nın yardıma çağırdığı Britanya Kraliyet Donanması Sea King helikopterleri de yer almıştır.
Kurtarma ekibi üyelerinin petrol sızıntısı riskini azaltmak için geminin pupasını yedeğe alıp daha derin sulara götürmeye çalışırken, Biscay Körfezi'nde parçalara ayrılan tankerde başka sorunlar ortaya çıkmıştır. Tüm bu çabalara rağmen geminin pupası batmaya başlamış ve Erika Atlantik'in sularına gömülmüştür. Gemi, 20,000 motorinin denize dökülmesine nede oldu ve Amoco Cadiz isimli süpertankerin karaya oturması nedeniyle 1978 yılında petrol sızıntısına maruz kalan 400 km uzunluğundaki kıyı şeridi yeniden etkilenmiştir. 2008 yılı Ocak ayında, Fransız petrol şirketi Total, kaza nedeniyle 375,000 Euro (280,000 Sterlin) para cezasına çarptırılmış ve şirketin kendi payına düşen zararlar nedeniyle yaklaşık 200 milyon Euro ödemesi istenmiştir. Petrol sızıntısı nedeniyle 60,000 ila 300,000 adet arasında deniz kuşu ölmüştür.
Süper tankerler petrol sızıntılarına neden olan kazalara karıştığında, çevreye verilen zarar her zaman büyük olur ve bu tür kazalar basında geniş bir yer tutar. Yakın gelecekte Britanya Adaları yakınında meydana gelen en kötü beş tanker faciasını inceleyeceğiz.
Acil durum gemi kurtarma, dünyadaki en tehlikeli işlerden biridir.
National Geographic'in 'SOS: Kırmızı Alarm' programında yer alan gemi kurtarma şirketlerinden biri olan Smit, gemicilik sektöründeki 165 yıldan fazla olan hizmet geçmişiyle dünyanın en eski gemi kurtarma şirketlerinden biridir. Yıllar boyunca şirket, dünyanın birçok farklı noktasında, birçok farklı boyuttaki gemilerle çalışmıştır.
Smit, 2008 yılında Blackpool'da, SOS: Kırmızı Alarm programının bir bölümünde de ele alınan Riverdance isimli feribotun kurtarılması için yaptıkları ile bilinir. Fakat şirket, her ay daha ufak, ancak bu operasyon kadar tehlikeli ve teknik açıdan karmaşık gemi kurtarma operasyonlarını da yürütmektedir.
Smit'in 2008 yılında gerçekleştirdiği büyük kurtarma operasyonlarını araştırdık.
Zhen Hua 10
2-5 Şubat 2008
2008 yılı Şubat ayında Zhen Hua 10 isimli ağır yük gemisi, kuvvetli rüzgârlara maruz kaldı. Beş adet büyük portal vinç taşıyan gemi, Smit'in merkezinin bulunduğu Rotterdam şehrinin dışında karaya oturmuştur.
Gemi kurtarma sözleşmesini imzalayan Smit, kurtarma operasyonunda görev alan kaptana yardım sağlamak için helikopter ile bir Kurtarma Ekibi Başkanı gönderdi. Kurtarma ekibi üyeleri, gemiyi hafifletmek için balast tanklarından bazılarını gemiden çıkardılar. 220 tonluk güçlü bir açık deniz römorkörü ve üç liman römorkörü kullanan Smit ekibi, 5 Şubat 2008 günü suların yükseldiği sırada Zhen Hua 10'u yeniden yüzdürmüşlerdir.
Olay ile ilgili yapılan incelemede, Zhen Hua 10'un çıpalarının ve motor gücünün kargo güvertesinde bulunan "rüzgâra duyarlı" vinçler için yeterli olmadığı ve bu vinçlerin kötü hava koşullarında gemiye ek baskı yaptığı görülmüştür.
Sibulk Innovation
24 Nisan 2008 - 5 Mayıs 2008
Hindistan'dan Çin'e gitmekte olan boksit yüklü dökme yük gemisi Sibulk Innovation, Singapur kıyılarında başka bir tankerle çarpışmıştır. Yük gemisinin iki üst yan (topside) tankında ve iki kargo deposunda çatlaklar meydana geldi. Kargo depolarının darbe sonucu su altında kalması nedeniyle, geminin baş kısmı sulara gömülmüştür.
Bir Smit gemi kurtarma ekibi, hemen kaza yerine gönderildi. Smit dalgıçları gemideki zararı belirledikten sonra, gemi kurtarma ekibi geminin alt kısmına kaynak yapmaya başladı. Daha sonra Sibulk'ın depolarındaki suyu boşaltan ekip, gemiyi kendi gücüyle güvenli bir demirleme noktasına götürdü.
Westernstar
24 Temmuz 2008 - 3 Ağustos 2008
2008 yılı Temmuz ayında, çok amaçlı bir gemi olan Westernstar, Singapur'un yaklaşık 160 kilometre uzağında Endonezya Sahillerinde karaya oturmuştur. Smit gemi kurtarma sözleşmesini imzaladığında, geminin bazı bölümlerinde yanıyordu, motor dairesi ise sular altında kalmıştı. Smit, bir kurtarma ekibini, çalışma/dalma filikasını, iki tane römorkörü ve bir dalgıç destek aracını bu operasyona dâhil etti.
Kaza yerine gelen kurtarma ekipleri yangının kontrol altına alındığı gördüler ve kirlenmeyi önleyici önlemler aldılar. Su altı ekibi ise, zararın boyutunu inceledi. Su altında kalmış olan tüm kompartımanları onaran Smit ekibi, gemideki duyu boşalttı ve Westernstar'ı yeniden yüzdürdü. Daha sonra ise bir römorkör, gemiyi onarılması için Singapur'da bir tersaneye götürdü.
Antalina
12 Eylül 2008 - 19 Eylül 2008
2008 yılı Eylül ayında Atlantik Kasırga sezonu içerisinde gerçekleşen ve Karayip Denizi ile Meksika Körfezi'ni etkisi altına alan İke Kasırgası büyük zararlara neden oldu ve gemicilik sektörü de kasırganın gazabından nasibini aldı. ABD Port Arthur limanından yola çıkan Antaline, Meksika Körfezi'nde motor sorunu yaşamaya başladı ve Teksas sahillerinden yaklaşan kasırganın doğrultusunda 96 kilometre sürüklenmiştir. Altı metre yüksekliğinde dalgalar, saatte 170 km hıza ulaşan rüzgârlar ve görüş netliğinin az olması gibi kötü hava koşulları nedeniyle ABD Sahil Güvenlik gemideki mürettebatı kurtarmak için düzenlenen operasyonu ertelemek zorunda kaldı. Gemiyi kurtarmak için yardım istenen Smit ekibi, iki özel römorkör ile batmakta olan gemiyi güvenli bir yere götürdü ve olası bir felaketi önledi.
Grandiosa
27 - 9 Ekim 2008
Grandiosa, 25 Eylül tarihinde Río Paraná'nın Arjantin kesimindeki sularında karaya oturdu. Yerel gemi kurtarma şirketinin çabaları boşa gidince, Smit gemiyi kurtarmak için yardıma çağrıldı.
Kurtarma ekibi, Grandiosa'yı yeniden yüzdürmek için geminin kargosunu hafifletti. Buenos Aires'ten getirilen bir liman römorkörünü ve iki deniz katırını kullanan Smit ekibi, 9 Ekim tarihinde Grandiosa'yı yüzdürmeyi başarmıştır. Akarsuyunun ağzına doğru götürülen gemiye kargosu yüklenmiştir.
SOS: Kırmızı Alarm programında yer alan kurtarma ekipleri, kırmızı alarm durumlarına cevap verebilir ve dünyanın herhangi bir yerinde zor durumda olan bir gemiye ekiplerini yirmi dört saat içinde gönderebilirler. Smit gemi kurtarma ekipleri tarafından yakın tarihte gerçekleştirilen bazı gemi kurtarma operasyonlarını inceledik.
Süper Gemiler: Okyanuslarda bulunan en büyük gemilere genel bir bakış
Xin Los Angeles
Tasarımı ve yapımı Samsung Heavy Industries şirketine ait olan Xin Los Angeles, dünyanın en büyük kargo gemilerinden biridir.
337 metre uzunluğunda ve 46 metre genişliğinde olan Xin Los Angeles, altı metre uzunluğunda, 9,600 adet yük konteyneri (8x18 şeklindeki sıralı diziler açık güvertede, 16x10 şeklindeki sıralı diziler depo bölümünde olmak üzere) taşıyabilmektedir. Açık deniz gemilerinin çoğundan büyük olan geminin yalnızca 19 mürettebata ihtiyacı vardır.
Emma Maersk
Şu an dünyada tek seferde altı metre uzunluğunda 11,000 adet konteyner taşıyabilen en büyük gemidir. Bu özelliği ile, tek bir seferde 582 milyon muz taşıyabilen 71 kilometre uzunluğunda bir trene benzer. 397 metre uzunluğunda ve 63 metre genişliğinde olan Emma Maersk, Xin Los Angeles'ı ufak bir farkla geçerek en uzun gemi unvanını taşımaktadır. Geminin motoru, 1,156 arabanın motoru ile aynı güçtedir. Yalnızca geminin çıpası 29 ton ağırlığındadır.
Geleceğin Gemileri: Süper Süpertankerler
Eğer Emma Maersk'in gerçekten etkileyici olduğunu düşünüyorsanız, yakın gelecekte altı metre uzunluğunda, 20,000 adet konteyner taşıyabilecek çok daha büyük boyutlardaki yük gemileriyle karşılaşacaksınız. Güney Kore merkezli gemi yapım şirketi STX Shipbuilding, 450 metre uzunluğunda, 50 metre genişliğinde ve 22.000 adet konteyner yük kapasitesine sahip yeni bir konteyner gemisi prototipi tasarladı; ancak, henüz yapım aşamasına geçmedi.
Yolcu Gemilerinin Boyutları Arttı
Tek bir seferde daha fazla yük taşıyarak yakıt tüketiminin azaltılmasının istenmesi, daha büyük konteyner gemilerinin yapılmasını kaçınılmaz kılar. Bu büyüme isteği, şirketler müşterilerine gemi içerisinde daha fazla seçenek sunmak istediklerinden yolcu gemilerini de etkilemektedir. Finlandiya'da STX Europe tarafından yapılan en büyük yolcu gemisi olan Oasis of the Seas, 2009 yılının sonunda denize indirilecektir.
360 metre uzunluğunda ve 47 metre genişliğinde olan gemi taşıdığı birçok özellikle benzersiz bir gemidir. Hatta geminin orta kısmında, bütün yeşil alanları, çimenleri, bitkileri ve ağaçlarıyla Central Park'ın 110 metre uzunluğunda ve 19 metre genişliğinde bir benzeri vardır.
Gemi yapımındaki teknik gelişmeler, modern gemilerin boyutlarının daha da büyük olmasına neden oluyor. Muazzam yolcu gemilerinden, süper süpentankerlere günümüzün ve yakın geleceğin en büyük açık deniz gemileriyle tanışın.
Gemi kurtarma operasyonlarında görev alan insanların, genelde tek bir yanlış hareketin bile bir felakete neden olabileceği yüksek derecede tehlikeli ortamlarda çalışması beklenmektedir. Ancak yine de her sene meydana gelen büyük gemi faciaları nedeniyle, gemi kurtarma ekiplerine her zaman ihtiyaç duyulmaktadır. Florida merkezli Titan şirketi gibi büyük gemi kurtarma şirketleri, kırmızı alarm durumlarına cevap verebilmek ve dünyanın herhangi bir yerinde zor durumda olan bir gemiye ekiplerini yirmi dört saat içinde göndermek zorundadır
1980'li yıllarda bir römorkörü bulunan bir römorkaj şirketi olarak faaliyetlerine başlayan Titan, SOS: Kırmızı Alarm programında da yer alan Rotterdam merkezli Smit şirketi ile bugün dünyanın en büyük gemi kurtarma şirketlerinden biridir. 1982'de Karayip Denizi'nde başarılı bir gemi kurtarma görevini gerçekleştirdikten sonra şirket, ek filikalar, römorkörler ve vinçler satın alarak hızlı bir şekilde büyümüş ve gemi kurtarma operasyonlarına odaklanmaya başlamıştır.
Titan, bugün Mississippi'de ve Meksika Körfezi'nin büyük bir bölümünde ABD Sahil Güvenlik'in kurtarma operasyonlarındaki sözleşme ile çalıştığı ana şirkettir. 2005 yılında Katrina Kasırgası'nın ardından 65'e yakın gemiyi yeniden yüzdürmüştür.
Titan'ın yakın zamanlarda gerçekleştirdiği bazı gemi kurtarma çalışmalarını araştırdık.
SCF Tomsk
168 metre uzunluğunda ve 23,500 gros ton ağırlığında olan SCF Tomsk, Karayip Denizi'ni etkileyen Tropik Noel Fırtınası nedeniyle 2007 yılı Ocak ayında Dominik Cumhuriyeti sahillerinde karaya oturdu. Yaklaşık 1.2 milyon litre fuel oil, 125,000 litre motorin ve 5.7 milyon litre sıvılaştırılmış petrol gazı taşıyan geminin yükü, çevre açısından büyük bir şans eseri denize dökülmemiştir.
Lloyd's Open Form (Llyod Standart Gemi Kurtarma Sözleşmesi - gemi kurtarma şirketleri, gemi sahipleri ve sigorta şirketleri arasındaki gemi kurtarma sözleşmelerine ve ücretlendirmeye açıklık getirmek için oluşturulmuş uluslararası bir çerçeve) uyarınca görevi üstlenen Titan, batmakta olan gemiyi kurtarmak için uzmanlardan oluşan bir ekibi görevlendirdi ve ekipmanlarını kullanıma sundu. Yaptıkları incelemenin ardından Titan ekibi, denize sızma tehlikesi oluşturmayacak olsa da Tomsk'da hala zarar görmüş balast tanklarında sıvılaştırılmış petrol gazı olduğunu görmüşlerdir. Sıvılaştırılmış petrol gazını güvenli tanklara alan ekip, gemiyi sıkışıp kaldığı mercan kayalığından kurtularak yeniden yüzebilmesi için dengelemeyi başarabilmiştir.
Cougar Ace
Japonya'dan Kanada, Vancouver'a gitmekte olan Japonya bandıralı araba gemisi Cougar Age, Kuzey Amerika pazarı için taşıdığı 4,700 Mazda markalı araba ve Isuzu markalı kamyon ile Pasifik Okyanusu'nda karaya oturmuştur.
Su almaya başlayan geminin durumu gittikçe kötüleşmeye başladı ve 80 derecelik bir açı ile okyanus üzerinde kaldı. Bu durum, Titan'ın son yıllarda gerçekleştirdiği en büyük kurtarma operasyonunu başlatmıştır. Tüm şartları zorlayarak, 24 saat ara vermeden çalışan uzman ekip, gemiyi ve büyük kâr getiren kargosunu kurtarmaya çalıştı. Operasyonun ilk kısmında gemi yedeğe alınarak, hava koşullarının kurtarma operasyonuna olanak tanıdığı Dutch Harbor'da (Alaska) buluna Wide Bay'e getirildi. Daha sonra, kurtarma ekibi geminin yeniden yüzdürülmesini sağlamak için gemideki suyu boşalttı. Cougar Ace kurtarma operasyonu, Wired dergisinde tüm yönleriyle ele alındı.
APL Panama
260 metre uzunluğundaki APL Panama isimli konteyner gemisi, 2005 yılı Noel'inde Meksika'nın Ensenada sahilinde karaya oturmuştur. 2,000 adet yük konteyneri taşıyan gemiyi yüzdürmek için yapılan kurtarma operasyonu, gerçekleştirilen en büyük operasyonlardan biriydi. Operasyonda, yaklaşık 20 kamyonla taşınabilecek kurtarma ekipmanı, 300 ton ağırlığında hidrolik çektirme setleri, yedi adet römorkör, üç adet vinç, özel ekipmanlara sahip bir helikopter, bir kepçeli tarak, bir filika ve çok sayıda gemi kurtarma ekibi üyesi yer aldı. APL Panama'daki petrolü ve 1,200'den fazla yük konteynerini boşaltan Titan ekibi, bir kısmının kumlara gömülü bulunduğu kargo gemisini yeniden yüzdürebilmek için çok fazla miktarda kumu boşaltmak zorunda kaldı. APL Panama, 2006 yılı Mart ayında sahiplerine teslim edildi.
Palo Alto
'Çimento Gemisi' olarak bilinen SS Palo Alto, Seacliff Pier'ın (Kaliforniya, Aptos) uç kısmında kasten karaya oturtularak Kaliforniya için bilinen bir yer olmuştur. Yerel yetkililerin ve çevrecilerin geminin denizi kirlettiğini ve vahşi yaşama zarar verdiğini bildirmeleri üzerine, gemiyi kurtarması için Titan ekibi yardıma çağırıldı. Gemi enkazını inceleyen ve sızıntıyı bulan Titan ekibi, petrolü boşaltmaya ve petrole bulanarak ölmüş 100'den fazla deniz kuşunu ve deniz canlısını toplamaya başlamıştır.
SOS: Kırmızı Alarm programında yer alan Titan kurtarma ekipleri, kırmızı alarm durumlarına cevap verebilir ve dünyanın herhangi bir yerinde zor durumda olan bir gemiye ekiplerini yirmi dört saat içinde gönderebilirler. Titan ekiplerinin yakın zamanlarda gerçekleştirdiği bazı gemi kurtarma operasyonlarını araştırdık.
Artık gemiler dünyadaki okyanusların üzerlerine gönderdikleri her şeye karşı durmak için en gelişmiş navigasyon sistemleri ile donatılmış ve gün geçtikçe gelişen teknik özelliklere sahip olsalar da, hala her sene büyük gemi faciaların olması engellenemiyor. Bu, SOS: Kırmızı Alarm adlı programdaki gemi kurtarma şirketleri için iyi bir haber olsa da, gemi sahipleri için hiç de iyi bir haber değil.
Peki ama bu gemi facialarına ne neden oluyor? İster şiddetli rüzgârlar, azgın alevler, isterse dikkatsiz kaptanlar veya batmış gemiler olsun, günümüzde gemi facialarına neden olan birçok faktör vardır.
Kötü Hava Koşulları
Günümüzdeki ticari gemilerin kötü hava koşulları nedeniyle yaptıkları kazaların neden olduğu zararlar, yelkenli gemilerin kullanıldığı dönemlerdeki kadar büyük boyutlarda değildir. Ancak, kötü hava koşulları yine de her sene çok sayıda gemi kazasına neden olmaktadır.
Okyanuslardaki kuvvetli rüzgârlar, ticari gemiler için ciddi sorunlar doğurabilir; gemileri, karaya oturma tehlikesinin büyük oranda arttığı sığ sulara yönlendirebilir. Beş adet büyük portal vinç taşıyan ve 2008 yılı Şubat ayında kuvvetli rüzgârlara yakalanarak Rotterdam limanının hemen dışında karaya oturan Zhen Hua 10 gemisi, kuvvetli rüzgârların gemilere nasıl zarar verebileceği hakkında iyi bir örnektir.
Başka bir gemi ile çarpışma
Dünya çapında trafiğin yoğun olduğu limanlar ve rotalarda, başka bir gemiye çarpma riski yüksektir.
Gemi kaptanlarının daha dikkatli olmaları gerektiği bu tür sıkışık rotalarda, çok sayıda gemi zarar görmekten kurtulmuştur.
Ama 2007 yılı Ağustos ayında Panama bandıralı hurda metal gemisi New Flame'in de öğrendiği gibi, yıkıcı etkileri olan birçok kaza gerçekleşebilir. Dünyada trafiğin en yoğun olduğu rotalardan biri olan Cebelitarık kıyılarında bir petrol tankeri ile çarpışan New Flame'in bir kısmı batmış ve gemi kurtarma ekiplerinin yardıma çağrılması gerekmiştir.
Gemilerde Çıkan Yangınlar
Bir gemide çıkan yangınlar, ister makine dairesinde, isterse depo veya konaklama alanlarında olsun, yıkıcı etkilere sahiptir. 1991 yılında, bir milyon varil ham petrol taşıyan Haven isimli petrol tankeri, İtalya, Cenova yakınlarındaki Akdeniz kıyılarından birine çaptı. Mürettebattan altı kişinin öldüğü kazada, sahil şeridi aşırı derecede kirlendi.
Daha yakın bir tarihte ise, SOS: Kırmızı Alarm programının Birinci Bölümü'nde de ele alınan Adriyatik isimli gemi 2008 yılı Şubat ayında Hırvatistan kıyılarında yanmıştır. Yanan geminin kargosu, 200 kamyon ve petrol ürünlerinden oluşuyordu. Gemi kurtarma ekibi, tüm kargosu yok olan gemiyi altı günde söndürebildi.
Şiddetli rüzgarlar mı? Azgın alevler mi? Yoksa dikkatsiz kaptanlar mı? Günümüzde gemi facialarına neden olan birçok faktör vardır. Her sene gerçekleşen büyük gemi facialarının nedenlerini inceledik.
Kaptan Hataları
Kaptan hataları genelde kuvvetli rüzgârların ve yıkıcı dalgaların gemileri sığ sulara yönlendirdiği kötü hava koşulları durumlarında geçekleşir. Bu kötü hava koşulları gemilerin hareket etmesini zorlaştırır ve kaptanın bu gibi durumlarda yapacağı yanlış bir hareket facialara neden olabilir. Ancak, bazen kötü hava koşullarının kazalar ile ilgili olmayabilir ve kazanın tek suçlusunun kaptan olduğu belirlenebilir.
En ünlü kaptan hatalarından biri 1967 yılında gerçekleşen Torrey Canyon gemi faciasıdır. Süpertankerin kaptanı Milford Haven'a (Batı Galler, Pembrokeshire) gitmek için 'kestirme bir yol' kullanmaya karar verdiğinde, yıkıcı etkilere davetiye çıkarmıştır.
Gemi sanayi ve SOS: Kırmızı Alarm programında ele alınan gemi kurtarma operasyonlarının heyecanlı dünyası hakkında daha fazla bilgi mi almak istiyorsunuz? Zorlu durumlara hazır olun. Can yeleğinizi giyin ve gemicilik dünyasının tanınmış simalarını keşfetmek için web dünyasına açılın.
Siz de linkinizin de burada yer almasını mı istiyorsunuz? Bize e-posta gönderin
International Salvage Union (Uluslararası Gemi Kurtarma Birliği) - Bu sitede, dünyanın birçok yerindeki gemi kurtarma ekibi üyelerini temsil eden uluslararası kuruluş hakkında bilgi alabilirsiniz. Siteyi ziyaret edin
Shipwrecks UK - Bu sitede, Britanya ve İrlanda çevresindeki gemi enkazları hakkında sürekli güncellenen bir listeye ulaşabilirsiniz. Siteyi ziyaret edin
New Carissa Enkazı - SOS: Kırmızı Alarm programında ele alınan New Carissa isimli kargo gemisinin fotoğraflarına ve gemi hakkında bilgilere OregonLive'dan ulaşabilirsiniz. Siteyi ziyaret edin
Riverdance Webcam - Bu sitede, Riverdance'ın enkazının bulunduğu sahil şeridinin yarım saatte bir güncellenen fotoğraflarını bulabilirsiniz. Siteyi ziyaret edin
Ship of the Day (Günün Gemisi) - Hollanda, Rotterdam limanına gelen gemiler üzerine odaklanan bu popüler blogda, isminden de anlaşılacağı üzere her gün farklı bir gemi ele alınıyor. Siteyi ziyaret edin
Smit - Bu sitede, gemicilik sektöründe geçen 165 yıllık başarılı bir hizmet geçmişine sahip olan, dünyanın en eski gemi kurtarma şirketlerinden biri hakkında bilgi alabilirsiniz. Bu şirket, SOS: Kırmızı Alarm programında yer alan gemi kurtarma ekiplerinden de biridir. Siteyi ziyaret edin
Titan - 1980'li yıllarda bir römorkörü bulunan bir römorkaj firması olarak faaliyetlerine başlayan Titan, bugün dünyanın en büyük gemi kurtarma şirketlerinden biridir. Bu şirket, SOS: Kırmızı Alarm programında yer alan gemi kurtarma ekiplerinden de biridir. Siteyi ziyaret edin
Wired Dergisi - High Tech Cowboys of the Deep Sea: The Race to Save the Cougar Ace (Derin Denizlerin Yüksek Teknolojiye Sahip Kovboyları: Cougar Ace'i Kurtarma Yarışı) - Bu sitede, bir ABD dergisi olan Wired'ın, Titan Marine Salvage ekibinin Alaska'da (ABD) Cougar Ace isimli kargo gemisini kurtarma görevine odaklanarak, gemi kurtarma dünyası hakkında yayınladığı bilgilendirici makaleyi bulabilirsiniz. Siteyi ziyarat edin
gCaptain - Gemi profesyonellerine ayrılmış, gemicilik dünyası hakkında haberlerin, blogların, gemi fotoğraflarının ve çevrim içi navigasyon hesap makinelerinin yer aldığı bir web sitesidir. Siteyi ziyaret edin
Lloyd's List - Gemicilik sektörünü etkileyen en son haberler hakkında haftalık olarak yayınlanan videoları izleyin. Şirketler hakkındaki en son haberlerle sektöre dâhil olun. Siteyi ziyaret edin
Ship Recycling Industries Association (Gemi Geri Dönüşüm Endüstrileri Birliği) (Hindistan) - Alang tersanesi ve Gemilere geri dönüşüm işleminin nasıl uygulandığı hakkında daha fazla bilgi edinin. Siteyi ziyaret edin
National Geographic Channel, harici internet sitelerinin içeriğinden sorumlu değildir.
Zorlu durumlara hazır olun. Can yeleğinizi giyin ve gemicilik dünyasının tanınmış simalarını keşfetmek için bizim seçtiğimiz en iyi gemicilik siteleri linkleriyle web dünyasına açılın.
Acil durum gemi kurtarma, SOS: Kırmızı Alarm programında anlatıldığı gibi dünyanın en tehlikeli işlerinde biri olabilir. Ancak, tehlike bir gemi kurtarıldığında sona ermez. Büyük bir kaza sonrasında onarılamayan gemiler genelde hurdaya çıkarılmak üzere satılır. Günümüzdeki gemi söküm çalışmalarını ve bu işin gerçekte nasıl yapıldığını araştırdık.
Gemi Sökümü Nedir?
Gemi sökümü, gemileri parçalara ayırma ve özellikle çelik olan parçalarını hurda olarak satma sürecidir. Dünya çapında her yıl 200 ila 600 arasında hurda haline gelmiş büyük geminin parçalarına ayrıldığı ve geri dönüşüme tabi tutulduğu tahmin edilmektedir.
Bir geminin parçalarına ayrılmasının temel nedeni, gemiler eskidikçe bakım masraflarının artmasıdır. Ayrıca gemi şirketleri, liman ücretleri, mürettabatın maaşlarını ve yakıt ücretleri ödemek zorundadır. Bu nedenle, artık ekonomik açıdan uygun olmayan gemiler, gemi geri dönüşüm şirketlerine satılır. Bu şirketlerde, eski gemileri parçalara ayırır ve değerli olan ne varsa kurtarırlar.
Gemi sökümü, dünya çapında gerçekleştirilen büyük bir iştir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde yapılır.
Bir gemiyi parçalarına ayırmak ve bu parçaları geri dönüşüme tabi tutmak, emek yoğun bir süreçtir. Bu süreçte, motor parçaları ve bağlantı elemanları gibi gemideki tüm ekipmanların sökülmesinden, geminin tüm alt yapısının parçalara ayrılması ve geri dönüşüme tabi tutulmasına kadar büyük bir iş çeşitliliği vardır.
Gemi Sökümü Dünya'nın Hangi Bölgelerinde Yapılır?
İş gücü maliyetinin düşük olması ve uyulması gereken sağlık ve güvenlik düzenlemelerinin az olması nedeniyle, gelişmekte olan ülkeler gemi söküm alanında yapılan işlerin büyük bir çoğunluğuna ev sahipliği yapmaktadır. Ancak, ABD'de devlet politikası gereği tüm ABD Donanması gemileri ABD topraklarında parçalara ayrılabilmektedir. Yalnızca Amerika'da parçalara ayrılmayı bekleyen 130 tane eski gemi veya hayalet gemi vardır.
Dünyanın en büyük gemi söküm ülkeleri, Hindistan, Bangladeş, Pakistan ve Çin'dir. Bu dört ülke, dünya gemi geri dönüşüm pazarının yüzde 85'ini elinde tutmaktadır.
Hindistan, gemi geri dönüşüm çalışmaları için tercih edilen bir ülkedir. Hindistan'ın batı kıyısında, Bombay'ın kuzeyinde yer alan Alang tersanesi, dünyanın en büyük gemi söküm tersanesidir. Bu tersanenin sahip olduğu benzersiz konum ve özellikler, tersaneyi gemi sökümü için ideal bir yer yapar. Tersanenin, yüksek bir gelgit aralığı, 15 derecelik bir eğimi ve çamursuz bir sahili vardır ve bu özelliği boyutuna bakılmaksızın tüm gemilerin suların yükseldiği sırada karaya yanaşmasını kolaylaştırır. Bu özellikler ve ucuz iş gücünün bulunması, Alang'i her sene 100'den fazla gemiye geri dönüşüm uygulayan başarılı bir gemi geri dönüşüm tersanesi yapar.
Gemi Sökümü Ne Kadar Tehlikelidir?
Gemi sökümü, birçok risk içeren oldukça tehlikeli bir iştir. Bu risklerin çoğu, basit sağlık ve güvenlik politikalarının uygulanmasıyla ortadan kaldırılabilir. Bu nedenlerden dolayı, gemi geri dönüşüm işi, yalnızca ücretlerin düşük olduğu ve işyeri güvenliğine çok fazla önem verilmeyen ülkelerde ekonomik açıdan kâr getirir.
Gemi söküm işçilerinin karşılaştığı tehlikelerden biri, zararlı maddelerdir. Bu maddeler, asbest, kurşun, cıva, Poliklorlu Bifenil (PCB), radyasyon ve düşük seviyelerde radyumdur.
İşçiler, ayrıca sürekli olarak, düşen malzemeler, yangınlar, elektrik çarpmaları ve dumandan kaynaklanan kaza risklerine maruz kalırlar.
Ayrıca, işçilerin yüksek yerlerden düşme riski de vardır
Üstüne üstlük, gemi söküm işlemleri genelde 40°C'de ve koruyucu herhangi bir cihaz veya ekipman olmadan gerçekleştirir. Yani, herhangi bir sorun olduğundan, işçilerin korunma imkanı çok azdır ya da hiç yoktur. Olası başka bir tehlike ise, tersanelerin uygun olup olmadıklarını incelemeden gemilerden kalan ipleri ve zincirleri yeniden kullanıyor olmalarıdır. Bu durum, birçok kazaya neden olmaktadır. Ayrıca, daha gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında, vinç ve kaldırma düzenekleri gibi ekipmanların denetlenmesi konusunda daha rahat davranılmakta veya herhangi bir denetleme yapılmamaktadır.
Gemi Söküm Sektörü Büyük Bir Sektör Müdür?
Gemi söküm işi, ekonomik açıdan her geçen gün daha önemli bir hale gelmektedir. Gelişmekte olan ülkelerde, gemi söküm sektöründe gemi parçalama işinde çalışan binlerce kişi vardır. Ayrıca, bu gemilerden elde edilen malzemeler, çelik haddeleme tesislerinde olduğu gibi diğer sanayiler açısından önemlidir.
Uluslararası ticaret ve küresel gemicilik alanlarına duyulan ilginin artması nedeniyle, gemi geri dönüşüm sanayisine olan ilgide de bir artış yaşanmaktadır. Gemilerinin çoğunun yaşam süresi, yaklaşık 25 ila 30 yıl arasındadır. Bu sürenin sona ermesinden sonra gemilerin çoğu hurdaya çıkarılır. Gemi uzmanları her sene dünyadaki 89,000 gemiden oluşan filonun yüzde 4'ünün hurdaya çıkarılmasının veya geri dönüşüme tabi olmasının gerektiğini düşünmektedir. 2010 yılına gelindiğinde, yıllık bazda 24,000 ton hurda geminin (4,000 gemi) sökülmüş olması beklenmektedir. Günümüzde her sene 600'den az geminin parçalarına ayrıldığı düşünülürse, bu rakama ulaşılması mümkün değildir.
Gemi söküm sektörü, büyük bir sektördür; ancak aynı zamanda da tehlikeli bir sektördür. Günümüzdeki gemi söküm çalışmaları hakkında araştırma yaptık ve bu tehlikeli işin nasıl yapıldığını öğrendik.
Seb Chander, dünyanın en büyük gemi kurtarma şirketlerinden biri olan Titan için çalışan bir gemi kurtarma dalgıcıdır. Dünyayı dolaşarak, zor durumda olan gemileri kurtaran Seb, dünyanın en tehlikeli işlerinden birini yapıyor. Seb ve meslektaşları, National Geographic Channel'ın gemi kurtarma işlerinin tehlikeli dünyasına bir yolculuk düzenleyen SOS: Kırmızı Alarm programında yer almışlardır.
Yaptığınız işin içerisinde ne gibi görevler yer alıyor?
Gemi Kurtarma Dalgıcı: Gemi dünyasında ne zaman bir gemide veya sondaj platformunda bir sızıntı olsa, kaza yapılsa, bu gemiler veya platform batsa ve buralarda yangın çıksa, oraya gider ve bu sorunu çözeriz.
Gemi kurtarma işinin ilgi çekici yönü nedir?
Gemi Kurtarma Dalgıcı: Yaklaşık 8 veya 9 senedir dalma sporu eğitimi veriyordum ve insanlara çevreyi gösterme dışında, su altında yapabileceğim başka bir işte çalışmak istiyordum. Arkadaşlarımdan biri ticari dalgıçlık alanında çalışmayı denememi önerdi. Ben de bir kursa yazıldım. Kursa gittiğim sürede, birçok iş başvurusu da yaptım. Bu arada, Titan beni bir süreliğine eğitime çağırdı. Eğitimdeki altıncı günümde, dalış sağlık teknisyeni de olan bir dalgıca ihtiyaç duyuldu.
Bu işi de yapabildiğim için, ertesi gün Teksas'da bulunan bir sondaj platformunu kurtarma operasyonunda çalışmaya başladım. Kurtarma operasyonlarının çok ilginç olduğunu düşünüyorum. Çünkü, hiçbir durum bir diğerine benzemiyor. Farklı kazalarda çalışıyorsunuz veya çevre koşulları birbirinden farklı oluyor.
Sonunda elde ettiğimiz başarı gerçekten büyük. Kurtarma operasyonlarında görev almaya başladıktan sonra iki tane ağır kaldırma görevinde yer aldım. İki geminin, ağırlıkları 500 ila 700 ton arasında değişen konaklama bölümlerini gemilerden çıkardık ve bunun için tüm ayarlamaları bizim yapmamız gerekti. Bu kadar zor, tehlikeli ve yorucu olan bir işte çalıştığınızda ve önünüzdeki tehlikeleri aşma konusunda kendilerine hayatınızı teslime ettiğiniz bir ekiple çalıştığınızda elde ettiğiniz başarı oldukça yüksek oluyor. 500 ton ağırlığındaki bir tehlikeden kurtulduğunuzda, kendinizi harika hissediyorsunuz.
En fazla kaç metre derine daldınız?
Gemi Kurtarma Dalgıcı: En fazla 30 metre derinliğe daldım. Genellikle çok derine dalmamız gerekmiyor; ancak, bazen daha derine dalmamızın gerektiği durumlar da oldu.
Aslında Amerika yönetmelikleri Birleşik Krallığınkilerden biraz farklı. Bu nedenle, en fazla 50 metreye dalabilirim. Ancak, 50 metre derinlikte de yalnıza 15 dakika kalabilirim. 30 metreden daha sığ yerlere daldığımda ise, birkaç saat su altında kalabilirim. Gemilerin genelde sığ sularda karaya oturulduğu düşünülürse, genellikle 30 metre derine dalmamız yeterli oluyor.
İşinizin tehlikeleri nelerdir?
Gemi Kurtarma Dalgıcı: Ağır sanayi ile çalışmanın yol açtığı bazı tehlikeler bulunuyor. Çalıştığınız alanda çok sayıda buldozer, vinç ve forklift bulunuyor. Bu nedenler, her zaman bir şeylerin üzerinize düşme ve sizi ezme tehlikesi bulunuyor. Daldığınız zaman ise, boğulma, su altında kaybolma, üzerinize bir şeylerin gelmesi, bir şeylerin kapanması veya düşmesi ve size çarpması gibi tehlikeler bulunabiliyor.
Ayrıca, yaptığımız işin türüne göre bazı ilginç tehlikelerde bulunabiliyor. Örneğin, su altında hipertermik kesme aletleriyle çalıştığımızda. Su altında yüksek sıcaklıklarda çelik kestiğimizde, su altında hidrojen ve oksijen cepleri oluşabilir. Eğer kesme torçunuzla bu ceplere dokunursanız, su altında bir patlama gerçekleşebilir. Ne yazık ki, bu patlamalar dalma sanayinde bazı kötü kazalara neden olmuştur.
İşinizin en tehlikeli kısmının ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Gemi Kurtarma Dalgıcı: Dalgıçları su altındayken en çok endişelendiren şey kordonları ve bunun zarar görmemesidir. Aydınlatmanızın, video görünümünüzün, iletişiminizin ve soluduğunuz havanın buna bağlı olması nedeniyle, kordon konusu sürekli olarak endişe veren bir konudur. Kordonunuzun yüzeye çıkana kadar serbest olduğundan emin olmanız gerekir.
SOS: Kırmızı Alarm programında da yer alan dalışlarımdan birinde, kordonumda bir düğüm oluştu ve beni zor duruma soktu. Kordonumda oluşan spirallerden geçtiğimi fark etmeyince, kordonumdaki düğüm sayısı ikiye çıktı. Eğer amirim ve ben bu durumun farkına varmamış olsaydık, bu düğümler enkazdaki keskin yerlerden birine takılabilir ve kordonuma zarar verebilirdi. Ben de, yüzeyle ilişkim kesildiği için, yalnızca sırtımdaki oksijen tankımdan soluk almak zorunda kalarak su altında paniğe kapılabilirdim.
Kordonu yüzeye kadar takip edip inceleyerek sorunu çözdük. Düğümlenen yeri buldum ve dikkatli bir şekilde bu bölümü çözdüm. Eğer düğümün farkında olmasaydım ve kordonu çekmeye devam etseydim, kordonumu ve hava kaynağımı tehlikeye atabilirdim.
Bir gemi kurtarma dalgıcı olarak, kariyeriniz boyunca yaşadığınız en korkutucu deneyim ne oldu?
Gemi Kurtarma Dalgıcı: Yakın bir zaman önce 2008 yılı Ocak ayında karaya oturan Fedra isimli bir gemi enkazına daldık. Petrolle kaplı yoğun suda, çok derinde olmayan makine dairesine bir dalış gerçekleştiriyordum. Gemiyi yüzdürebileceğimizi mi, yoksa kesmemiz mi gerektiğini anlamak için bir değerlendirme yapıyordum.
Önüme çıkan bir engeli geçmem gerekiyordu. Makine dairesi içinde yüzerken, koruyucu gözlüğümün üzerine büyük bir petrol damlası düştü ve görmemi engelledi. Bir anda kendimi makine dairesinde kapalı kalmış buldum. Kordonum da bu küçük alanda kalmış ve nerede olduğumu gösteren herhangi bir bilgi sağlamıyordu.
Hala kordonuma bağlı olduğumu, hala soluyabileceğim havanın olduğunu ve güvertede bulunan ekiple iletişim halinde olduğumu anlamadan önce, 15-20 saniye süreyle panik yaşadım. Nerede bulunduğumu anlamak için adımlarımı dikkatli bir şekilde geriye doğru izlemek zorunda kaldık. Sanırım bu durum, birçok dalgıcın, enkazda sıkışıp kalmak gibi gemi kurtarma operasyonlarında karşılaştıkları tehlikelere bir örnektir.
Seb Chander, dünyayı dolaşarak zor durumda olan gemileri kurtaran ve dünyadaki en tehlikeli işlerden birini yapan bir gemi kurtarma dalgıcıdır.
Riverdance
Adriyatik isimli yük gemisi, Adriyatik denizinin ortasında tamamen kontrolden çıkmış bir ş...
(01:09)