Publicidad
https://assets-natgeotv.fnghub.com/Shows/23232.jpg
  • TITANIC'İ TEKRAR İNŞA ETMEK

  • Titanic ile ilgili çok özel makaleler ve fotoğraf galerileri için tıkla!

EKİP ÇALIŞMASI VE TITANIC

  • Titanic 268 metre uzunluğunda ve 46,000 ton ağırlığındaydı.
  • Titanic'in gövdesinde 835 kamara bulunuyordu ve gemi mürettebata ek olarak, üç bin beş yüz yolcu kapasiteliydi.
  • Titanic'in pruva bölümü, gemiyi inşa eden toplumun hatırasına, Kuzey İrlanda Belfast'taki sabit havuzun hemen yanına dikilmişti.
  • Bu bölümde, on altı tonluk çelik parçalar sekiz gün içerisinde monte edilecektir.
  • İnşasına başlandığı tarih itibarı ile bir hafta sonra pruva bölümü 9,4 metreden biraz yüksekti. Bu yapı, Titanic'in devasa gövdesinin çok azını temsil ediyordu. Gemi, omurgasının en alt kısmından bacalarının en uç kısmında kadar 53,34 metre yüksekliğindeydi.
  • Uzmanların bir ıskarmozu, bir plakayı ve baş tarafının tek bir parçasını, yani baş tarafın yaklaşık on dokuzda birlik kısmını, elde işlemesi için gereken süre beş gündü.
  • Titanic'in baş kısmının uzunluğu 45 metreydi.

 

GEMİ ENDÜSTRİSİ VE HARLAND & WOLFF

  • Titanic'in gövde inşa çalışmalarına Kuzey İrlanda Belfast'te bulunan Harland & Wolff tersanesinde 1909 yılında başlandı.
  • 31 Mayıs 1911 tarihinde, gemi inşaatının ikinci yılına gelindiğinde, işçiler, aileleri ve mevki sahibi kimseler Titanic'in denize indirilişine tanık olmaya Belfast'e akın ettiler.
  • İnşasının tamamlandığı tarih itibarı ile Titanic insanoğlu tarafından üretilmiş, hareket edebilen en ağır nesneydi.
  • Devasa gövdenin inşası için metrelerce uzunlukta çelik dev fırınlarda ısıtılıyor, soğumadan tersane askılarına taşınıyor ve bu askılar üzerinde uzman çelik işçileri tarafından büyük bir hassasiyetle eğim verilecek şekilde dövülüyordu. Metal ancak akkor halindeyken işlenebilecek yumuşaklıkta oluyordu.
  • Titanic'in inşası sırasında gemiye şeklini veren 600 ıskarmozu şekillendirmekte 4000 işçi çalışmıştır. Geminin devasa omurgasının inşası iki yıl almıştır.
  • Titanic'in inşa edilmekte olduğu Harland & Wolff tersanesinin kapılarına her gün 15,000 insan akın etmiştir.
  • Harland & Wolff tersanesi en son gemisini 2003 yılında inşa etmiştir. Halen kullanımda olan tersane deniz mühendisliği üzerine çalışmakta olup 300 personeli bulunmaktadır.
  • Harland & Wolff tersanesine çalışmaya gelen tersane işçilerini sabah 06:20'de tersanenin kalfası karşılardı. İşe geç kalan olursa içeri alınmaz, çalışmasına izin verilmez ve elbette o günkü ücreti de ödenmezdi. Sekizi yirmi geçe ile dokuz arası sabah molası vardı. Saat birle iki arası öğle yemeği saatiydi ve öğleden sonra da bir mola veriliyordu.
  • Harland & Wolff tersanesinde öğle yemeği saatleri dikkatle takip ediliyordu; hatta ihtiyaç molaları bile belirli kısıtlamalara tabiydi. Bir görevli sürekli olarak işçileri kontrol ederdi ve ihtiyaç molasına çıkan kişi ihtiyacını yedi dakika içerisinde tamamlayıp işine dönmek zorundaydı.
  • 1909 yılında teknik ressamlar geminin bölümlerini kocaman bir çatı arasında, yerde, birebir ölçekte çizer, bu çizimleri kullanarak ahşap şablonlar oluştururlardı. Geminin çelik iskeletinin oluşturulmasında kullanılan çelik parçalar da bu ahşap şablonlara göre üretilirdi.

 

ÇAMAŞIRLAR VE TITANIC'TE KULLANILAN TEKSTİL ÜRÜNLERİ

  • Titanic'in üç bin beş yüz yolcusu için yaklaşık 45,000 parça kumaş peçeteye, 18,000 parça yatak çarşafına ve 32,500 parça havluya ihtiyaç duyuluyordu.
  • Belfast'te kadınların en yaygın olarak çalıştıkları yerler çamaşırhaneler ve tekstil atölyeleriydi. Hatta bu öylesine büyük bir sektördü ki şehir 'Linenopolis' (Çamaşır Şehri) olarak anılırdı.
  • 1911 yılında iş gücünün %40'ı kadınlardan oluşuyordu ve mevcut kadın iş gücünün %75'i de tekstil atölyelerinde çalışmaktaydı.
  • Dokuma tezgahlarında çalışan kadınlar genellikle yalın ayak olurdu. Suyun içinde çıplak ayakla çalışan kadınlarda ayak enfeksiyonuna sıkça rastlanırdı. Ayrıca dokuma tezgahlarının bulunduğu odalarda çalışanlar da o tarihlerde atölye hastalığı adı verilen bir rahatsızlık olurdu. Kadınlar sesin ve sıcaklığın etkisiyle baş dönmesi ve mide bulantısından şikayet ederlerdi.

 

 

PERÇİN

  • Perçin o tarihte sanayinin japon yapıştırıcısı gibiydi ve trenlerden tutun da köprülere kadar çeşitli çelik yapıların parçalarını bir arada tutardı.
  • Titanic'in inşasında üç bin adet perçin kullanılmıştır.
  • Perçin dövülüp sabitlendikten sonra soğur, çekip sıkılaşır ve yerine daha sağlam oturur.
  • Perçincilerin bu mesleği hakkıyla öğrenmesi beş sene sürerdi. Bu nedenle de perçincilere yüksek ücretler ödenirdi.
  • Tersanede elde perçin işlemek için dört kişilik bir ekip gerekirdi. Bir kişi büyük bir maşa kullanarak perçini tutar, diğer bir kişi perçinin arkasına örs olarak kullanılacak bir çekiç koyar, iki kişi de perçini diğer taraftan döverek yerine oturmasını sağlardı.
  • Nelerin perçinleneceğini belirlemekle, bitmiş perçin işlerini kontrol etmekle ve perçincilere ne kadar ödeme yapılacağını hesaplamakla görevli bir perçin sayımcısı bulunurdu.
  • Perçin ekiplerine parça başı ödeme yapılırdı ve ekipler arasında acımasız bir rekabet olurdu.
  • Titanic'te kullanılan perçinlerin %75'inin çekiçlerle, ham insan gücü kullanılarak yapıldığı tahmin edilmektedir.

 

TERSANEDEKİ TEHLİKELER

  • Titanic'in inşası sırasında sekiz kişi hayatını kaybetmiştir.
  • 1910 yılında gemi inşa sanayiinde bir proje için harcanan her 100,000 İngiliz Sterlini için bir işçinin ölümü normal kabul edilirdi. Toplam maliyeti yaklaşık bir buçuk milyon İngiliz Sterlini'ni bulan Titanic'in inşası sırasında sadece sekiz kişinin hayatını kaybetmiş olması gayet kabul edilir karşılanmıştır.
  • 1906 yılında yürürlüğe giren İşçi Ücretleri Yasası iş yerindeki kaza ve yaralanmalardan işverenleri sorumlu tutmaya başlamıştır. Harland & Wolff tersanesinde yaşamını kaybeden Robert James Murphy'nin dul eşine tersane tarafından 300 İngiliz Sterlini tazminat ödenmiştir. Bu rakam, meftanın hayattayken iki buçuk senelik kazancına eşitti.

 

REKLAMLAR

FOTOĞRAFLAR